Hoş geldiniz! Egecocukdunyasi olarak bu yazımızda “Muhabbet kuşumuz bizden korkuyorsa ne yapmalıyız” hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıyoruz.
Muhabbet Kuşumuz Bizden Korkuyorsa Ne Yapmalıyız? Kalbime Dokunan Bir Güven Hikâyesi
İlk Günler: Küçük Bir Kuşun Büyük Korkusu
Kayseri’deki evimizin balkonundan içeri süzülen akşam güneşi, odamın duvarlarına turuncu bir renk bırakıyordu. O gün yine günlüğümün başına oturmuş, yaşadıklarımı birkaç cümleyle anlatmaya çalışıyordum. 25 yaşındaydım ve yıllardır duygularımı yazıya dökmek bana iyi geliyordu. Bazen bir insanla konuşmak yerine defterime anlatıyordum içimde olanları.
O gün günlüğüme yazdığım ilk cümle şuydu:
“Bugün evimize gelen küçük misafirimiz bana güvenmedi.”
Aslında bu cümleyi yazarken içimde garip bir kırgınlık vardı. Çünkü birkaç gün önce büyük bir heyecanla muhabbet kuşumuzu sahiplenmiştik. Ona güzel bir kafes hazırlamış, yemlerini almış, odanın en huzurlu köşesine yerleştirmiştik. Onunla konuşmayı, zaman geçirmeyi, hatta bir gün omzumda özgürce dolaşmasını hayal etmiştim.
Ama gerçek, hayalimden çok farklıydı.
Kafese yaklaştığım anda küçük kuşumuz hemen köşeye çekiliyor, kanatlarını hafifçe hareket ettiriyor ve gözleriyle beni takip ediyordu. Sanki ben ona zarar verecek biriymişim gibi davranıyordu. İlk başlarda bunu kabullenmek benim için kolay olmadı.
“Ben sana sevgi vermek istiyorum, neden benden korkuyorsun?” diye içimden geçiriyordum.
Ama zamanla anladım ki bir canlının güvenini kazanmak, onu sevmekten daha sabırlı bir süreçti.
Muhabbet Kuşumuzun Korkusunun Sebebini Anlamaya Çalışmak
O gece uzun uzun düşündüm. Aslında onun yaptığı yanlış değildi. Onu yeni bir eve getirmiştik. Tanımadığı insanlar, farklı sesler, farklı kokular ve alışık olmadığı bir ortam vardı.
Ben onun gözünden bakmayı denememiştim.
Belki de küçük kuşumuz için biz, kocaman elleri olan yabancı varlıklardık.
Muhabbet kuşumuz bizden korkuyorsa ne yapmalıyız sorusunun cevabını ararken ilk öğrendiğim şey şuydu: Önce korkusunu kabul etmek gerekiyordu.
Onu zorlamak hiçbir şeyi değiştirmeyecekti.
Elimi kafesine sokup “alışsın” diye düşünmek, onu daha fazla korkutabilirdi. Sürekli yakalamaya çalışmak, sevmek için üzerine gitmek aslında onun gözünde sevgiden çok baskı anlamına gelebilirdi.
Bunu fark ettiğim gün, davranışlarımı değiştirmeye karar verdim.
Artık onun yanına geldiğimde sadece oturuyordum. Kafesinin yanında sessizce kitap okuyordum. Bazen ona yumuşak bir ses tonuyla konuşuyordum.
Bana alışması için ondan hiçbir şey beklemiyordum.
Sadece yanında olduğumu hissettirmek istiyordum.
Küçük Adımların Büyük Mutluluğu
Aradan birkaç hafta geçti.
Bir sabah kahvemi alıp her zamanki gibi pencerenin yanına oturdum. Muhabbet kuşumuz kafesinde hareket ediyordu. Ona baktım ama bu kez kaçmadığını fark ettim.
Bu küçücük değişiklik beni inanılmaz mutlu etti.
Belki başka biri için önemsiz bir detaydı. Ama benim için büyük bir gelişmeydi.
Günlüğüme şu cümleyi yazdım:
“Bugün bana bakarken korkmadı. Sanırım aramızdaki duvar biraz azaldı.”
Gerçekten de öyleydi.
Güven bazen büyük anlarla değil, küçük işaretlerle gelir. Bir kuşun kafesin diğer tarafına yaklaşması, sesimi duyunca kaçmaması, yanına geldiğimde sakin kalması benim için çok değerliydi.
O günlerde şunu fark ettim: Bir hayvanın sevgisini kazanmak, karşılık beklemeden sabır gösterebilmeyi öğretiyor.
Muhabbet Kuşunun Bize Alışması İçin Neler Yapabiliriz?
Onu Zorlamadan Yanında Olmalıyız
Muhabbet kuşumuz korkuyorsa yapabileceğimiz en büyük hata onu zorlamaktır. Onu sürekli elimize almaya çalışmak, yakalamak veya istemediği halde temas kurmak korkusunu artırabilir.
Benim yaptığım gibi önce onun alanına saygı göstermek çok önemlidir.
Yanına oturmak, sakin konuşmak ve günlük hayatımıza onu dahil etmek güven oluşturur.
Yumuşak Ses Tonuyla Konuşmak Güven Verir
Muhabbet kuşları seslere karşı oldukça hassastır. Yüksek sesle konuşmak veya ani hareketler yapmak onları ürkütebilir.
Ben zamanla onunla daha sakin konuşmaya başladım. Sabahları “Günaydın küçük dostum” diyordum. Akşamları odadan çıkarken ona birkaç güzel kelime söylüyordum.
Belki beni anlamıyordu ama sesimdeki sakinliği hissettiğine inanıyordum.
Elimizi Güvenli Bir Şey Olarak Öğretmeliyiz
Başlarda elimizi uzattığımızda kaçması normaldir. Çünkü onun için elimiz henüz güvenli değildi.
Bu yüzden acele etmemek gerekir.
Önce kafesin dışından elimizi göstermek, daha sonra yakınına koymak ve zamanla ödüllerle olumlu deneyimler oluşturmak faydalı olabilir.
Ben ilk kez parmağıma çıktığı günü hâlâ unutamıyorum.
O kadar heyecanlanmıştım ki hareket etmeye bile korktum. Çünkü küçücük bir yanlış hareketle o anı bozmak istemiyordum.
Beklemediğim Bir Sabah Gelen Güven
Bir sabah Kayseri’nin soğuk günlerinden biriydi. Camın kenarında oturmuş dışarıdaki gri havayı izliyordum. Muhabbet kuşumuz kafesinden bana bakıyordu.
Normalde ona yaklaştığımda geri çekilirdi.
Ama o gün farklı bir şey oldu.
Kafes kapağını açtığımda hemen kaçmadı. Birkaç saniye bekledi. Sonra yavaşça yanıma doğru geldi.
Kalbimin nasıl hızlı attığını anlatamam.
O an hem şaşırmış hem de çok mutlu olmuştum. Çünkü haftalar boyunca gösterdiğim sabır sonunda küçük bir karşılık bulmuştu.
Parmağımı uzattım.
Bir süre baktı.
Sonra üzerine çıktı.
O an içimde büyük bir umut oluştu.
Bazen hayatta en güzel anlar, büyük başarılar değil; uzun süre beklediğimiz küçük değişimler oluyor.
Korkudan Güvene Uzanan Yol Sabır İster
Muhabbet kuşumuz bizden korkuyorsa bunu kişisel algılamamak gerekiyor. İlk zamanlarda ben de üzülmüştüm. Beni sevmediğini düşünmüş, hatta biraz hayal kırıklığı yaşamıştım.
Ama sonra anladım ki sevgi hemen karşılık bekleyen bir duygu değil.
Bazen önce vermek gerekiyor.
Bir canlının güvenini kazanmak için zaman, sabır ve anlayış gerekiyor. Her kuşun karakteri farklıdır. Bazıları birkaç günde alışırken bazıları haftalar hatta aylar boyunca temkinli davranabilir.
Önemli olan onun sınırlarına saygı göstermektir.
Bugün günlüğümde eski sayfalara baktığımda ilk yazdığım cümleyi hatırlıyorum:
“Bugün evimize gelen küçük misafirimiz bana güvenmedi.”
Aradan zaman geçti ve o cümlenin devamını yazıyorum:
“Bugün küçük dostum omzumda oturdu ve bana güvendi.”
Bence bir muhabbet kuşunun sevgisini kazanmak, aslında insanın kendi sabrını ve sevgisini keşfetmesidir.
Çünkü bazen en güzel bağlar, hemen kurulanlar değil; emek verilerek yavaş yavaş büyüyenlerdir.
Önerdiğimiz İçerik: Muhabbet kuşum neden sıvı kaka yapıyor ?